Genel

by

Bu yaz nasıl geçti ve Gizemli Ferrante

Son paylaşımımı yapalı yine epey zaman olmuş. Bu cümleyi her yazdığımda bundan sonra daha sık ve kısa yazacağım diye başka bir cümle daha kuruyorum ve bunu da beceremiyorum. O yüzden bu ikinci cümleyi yazmamaya başlayayım bari. Kısaca neler oldu bu sürede diye özetleyecek olursam ; koca bir yaz geçti. misafirlerim geldi, bahçede bu yıl İngiltere’den

by

Okurken Öğrenilenler

Bu aralar yazdığım gezi yazılarına bir ara verip, başka konularda yazayım istedim. Aslında hala Londra gezisinden kalan bir bölüm ve günübirlik yaptığımız Mudanya gezisi notlarım var. Ama onları başka bir zamana bırakıyorum. Bugün bunu yazmak istedim. Okumak zaten başlı başına bir öğrenme süreci. Başka bir dünyaya kaçtığınızda hele de çok zevk alarak okuyorsanız, dünyayı öğreniyorsunuz.

by

Ortaya Karışık

Bu aralar yine bu blogu boşladım biliyorum. Böyle olduğunda bir pişmanlık, bir iç huzursuzluğu değmeyin gitsin. O kadar da para veriyorum, bari iki satır bir şey yazayım düşünceleri zıplayıp duruyor kafamın içinde. Üstelik söyleyeceğim söz de yok değil, sadece başka işlerle meşguliyetten yazamamam. O zaman oturup nelerle uğraşıyorum onu yazayım bari dedim kendi kendime. Hani

by

Doğum Günümün Düşündürdükleri

Bu ay yine doğum günümü kutladım. Belli bir yaştan sonra doğum günü kutlayınca kutlanan yaşın akla gelmemesi imkansız. Ama ben “Yaş sadece bir rakamdan ibarettir.” diyerek, bu konuda fazla kafa yormamayı tercih ediyorum. Size tavsiyem, siz de öyle yapın. Ben her yaşta her şeyi yapan, yaşa başa takılmayan bir aileden geldiğim için, “Şu kadar yaşa

by

20. Yüzyıl Kadınının 21. Yüzyıl'da Okuma Serüveni

Ben kitapları kitapçıdan seçip okumayı seviyorum. E-Kitaplardan da çok hoşlandığım söylenemez. Kitabın kokusu, sayfaların hışırtısı geyiği benim de sık sık söz ettiklerimden. Hatta 3000’i aşan kitaplarımın kitaplıkta üçerli sıra halinde durduğundan, bir kısmının Gebze’deki evde olduğundan filan hep bahsetmişimdir. Mortocu olduğum için, ölenlerin kitaplarını da topluyorum, bu da başka bir yazı konusuydu sanırım. Şimdi hepinizin

by

Benim Romantik Filmlerim

Dönem dönem  romantik komedi ya da sadece romantik film  krizlerine girerim. Bu aralar da Netflix’te bulduğum romantik filmleri izlemekle meşgulüm, ama çoğu zaman kaybı. TV’de rastladıkça yeniden izlediğim, ya da bende mutlaka olmalı diye DVD’sini aldığım romantik filmlerim de var herkes gibi. Bugün azıcık onlardan söz etmek istiyorum. Söz edeceklerimin  içinde eski filmler yok yalnız.

by

Yazdan Eylül'e

Eylül geldi Allah’a şükür. Her ne kadar sıcaklar henüz gitmediyse de Sonbahar’ın gelmiş olmasının sevincini yine de yaşıyorum. Yazları sevmediğimi artık beni okuyan herkes biliyor. Denize girmeyi sevsem de yüzdükten sonra derhal içeri kaçıyorum. Sıcak, nem, yapış yapışlık duygusu, gözümü alan parlayan güneş, cildimi kavuran güneş, sinekler, sinekler, sinekler,  hepsinden nefret ediyorum. Yazı sevenler kusura

by

Merak ettiklerim, Sevindiklerim, Üzüldüklerim, Okuyup, Gezip Gördüklerim

Yaz gezimin son bölümünü, Pamukkale ve Hierapolis’i yarıladığımda müthiş bir can sıkıntısıyla bugün devam edemeyeceğime karar verdim. Daha sulu zırtlak bir yazı yazayım belki canımın sıkıntısı geçer diye yazmaya oturdum.  Bu can sıkıntısı olayı hakkında daha önce şurada yazmıştım. O yüzden aynı şeyleri tekrar etmeyeyim, meraklısı açıp oradan okusun. Ben de şimdiki haleti ruhiyemi anlatayım.

by

Yeni Dönem İletişimi ve Yine Ursula

Bahar ayları benim sağlık kontrollarına gittiğim aylar. O yüzden de biraz tedirgin oluyorum. Bu yıl işin içine bizim çocukların İngiltere’ye göçme işi de girdi, iyice huzursuz oldum. Kötü bir şey değil, ama az biraz otistik yapı olunca, değişiklikler insanı zorluyor. Çocuklar  gideli bir kaç gün olmasına rağmen, yalnızca tatile gitmişler ve iki hafta sonra eve

by

Bilinç Akışı Sayıklamalar

Bazen araba kullanırken olmadık bir tehlike atlatırsam ki İstanbul’da artık bu vakayı adiyeden sayılıyor malum,  tuhaf bir biçimde, “Aslında kaza oldu ve ben de öldüm, ama farkında olmadan devam ediyorum belki de.” diye düşündüğüm oluyor. “Şu anda morgdayım, ya da belki de millet toplanmış, helvamı yiyor, ama ben hayata aynen devam ettiğimi düşünüyorum, olamaz mı