September 2017

by

Miço

Miço 26 Eylül saat 13.00’da kalbimize pati izlerini bırakıp gitti. Hala beni kapıda karşılayacak, yatağa gittiğimizde yanımıza gelip uyuyacak, hiç kesmediğim tırnaklarıyla pıtır pıtır sesler çıkararak salona girecek ve oturduğum koltuğun yanına kendini sığıştıracak sanıyorum. Pencere, kapı açarken temkinli bir biçimde açıp kapıyor, yüzünü yüzüme sürüp burnunun tam üstünden öpmeyi özlüyorum, ama o yok artık.

by

Yine Eylül geldi

Resmi olarak Sonbahar geldi. Ben de her zamanki gibi rahatladım tabii. Malumunuz sıcak havaları hiç sevmiyorum. Renk renk şallara bürüneyim, kırmızı sarı sonbahar yapraklarını yerlerde göreyim,  terlemeden yürüyeyim, sıcak bir şey eşliğinde okuyayım yazayım, o günleri özlemiştim tabii. Bir de Korece ders eşliğinde yürüyüşlerime başladım, fena olmadı. Bu yaz kışlık evdeki boya badana dolayısıyla Saklıköy’e